ÜROLOJİ
GENEL CERRAHİ
ÇOCUK SAĞLIĞI
GASTROENTEROLOJİ
PSİKİYATRİ
RADİODİAGNOSTİK
ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON
LABORATUVAR
İÇ HASTALIKLARI
GÖZ HASTALIKLARI
KULAK BURUN BOĞAZ
KARDİYOLOJİ
NÖROLOJİ
KADIN HAST.ve DOĞUM
DERMATOLOJİ-DERİ HASTALIKLARI
AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI

ÜROLOJİ
Tıbbi Birimlerimiz ÜROLOJİ

PROSTAT HASTALIKLARI

3 grupta toplanabilir.

1 N BPH (Prostat büyümesi)

2 N Prostatit (Prostat İltihaplanması)

3 N Prostat Kanseri (Ca)

BPH:Erkekler yaşlandıkça prostatı da büyür.Prostat büyümesinin çoğu 50 yaşından sonra olmaktadır.Buna BPH (Benig Prostatic Hyperlasia)denir.Prostatın büyümesi için erkeklik hormonlarına (Androjen)ihtiyacı vardır.Genç yaşlarda hadım edilmiş erkeklerde büyüme olmaz.

Prostat,mesaneden gelen ve üretra denilen idrar yolunu salmaktadır.Prostat genişledikçe içinden geçen idrar yolunu sıkıştırır,daraltır(Obstrüksiyon) ve idrarın geçişini yavaşlatır.

BPH Tanısı Nasıl Konur?

a N Parmakla muayene,

b N TİT (İdrar Testi)

c N PSA (Prostat Spesifik Antijeni)

d N  AUA Semptom İndeksi(Belirtiler ve Sıklık Araştırması)

e İdrar Akım Testi (15 mm/sn’den fazla olmalı)

f RESİDÜE (işeme sonrası mesanede kalan idrar)

g N USG (Ultrasonografi)

h N Ürodinami(Mesanenin çalışma,basnç ve fonksiyonunu ölçen test)

i N Sistoskopi (Optik sistemle inceleme)

j N İRP (Damardan verilen kontrast madde ile böbrekler ,mesane ve prostatın görüntülenmesi)

SİSTİT(CYSTİTİS)

 Güzel bir sohpet ya da bir buluşmada karşnızdaki birdenbire kıvranmaya yüzünüzdeki gülücükler yerine iğneli fıçıya girmiş gibi acı çekmeye  başladıysa sistit olduğunu  düşünebilirsiniz.Çünkü sistitin acısını çeken bilir.Çekmekle kalsa iyi,dakika başı tuvalete  koşmaktan başka bir iş yapamaz.Yaşam,kendisi için de,yanındakiler için de çekilmez hale gelir.

Ya geceleri?Uyku durak bilmez yatıp kalkmaktan...

Sistit ,herkeste ,her yaşta görülebilen bir hastalıktır.Ama en çok kadınlarda görülür.Sistit yakınmasıyla gelen hemen her kadında ya yalın ayak taşları yıkama,ya çamaşır ya da ıslak mayo hikayesi vardır.Çeşme Devlet Hastanesi Üroloji Polikliniğine 1 ayda başvuran ortalama 700 hastanın 200’den fazlası SİSTİT’tir. 

Sistit,idrar yollarının daha doğrusu mesanenin (idrar kesesi),bir enfeksiyon hastalığıdır.Çeşitli mikroplar Sistit’e neden olabilir.((stf.kok,strep.kok,colibasili,tbc.vs..)Üst solunum yolları veya vücudun diğer organlarındaki mikrobik hastalıklar nedeniyle de (kan yoluyla) SİSTİT oluşabilir.Çünkü infexion bir yangın gibidir,çıktığı yerde kalmaz;mahallede(vüdutta)yanar,kül olur.

SİSTİT’in 3 ana belirtisi vardr.

1-Dizüri (Sancılı idrar)

2-Pollakiüri(sık sık idrar)

3-Piyüri(mikroplu idrar yapmak)

Bu belirtilerden sonra hikaye de dinlenip kolayca nedene gidilebilir.Ardından yapılan idrar tahlili kesin tanıyı koydurur.Ona göre tedbir ve tavsiyelerde (soğuktan korunma,bol su içme)gerekli ilaç tedavisine geçilir.

Semptomlar (belirtiler)1 gün içide ,hastalık ta 5 N 7 gün içinde geçer.

DİKKAT ! Geçmeyen (cronic),ya da  kanamalı sistitler tedavi edilmezse kansere yol açabilir.

Geçmiş olsun,Sağlıklı günler...

                                                                                                                          Üroloji Uzmanı

                                                                                                                        Op.Dr.Zeki TERİM

PROSTATİT

Prostatit, erkeklerin yaşamlarını zehir eden görünmez hastalıklardan biridir.Mikrobik bir hastalıktır.Vücudun her yerinde olduğu gibi, bu da prostatta oluşan bir yangındır.Cinsel yolla bulaşabildiği gibi,basit bir üşütme,solunum yolu hastalıkları ya da herhangi bir enfeksiyon sonucu ,kan yoluyla prostata gelen mikroplar yerleşir ve prostat iltahabına (prostatitis)neden olur.

Prostata oluşan enfeksiyon ,üç ana belirti gösterir.

1-Kızarıklık(color)

2-Ağrı(dolor)

3-Şişme(tumor)

    İşte bu bulgular,hem  idrar ve hem de genital(cinsel)fonksiyonları etkiler,yaşamı zehir eder.İdrar zoru(disüri),sık idrar yapma(polakiüri)ve ağrılı cinsel boşalma ile kendini gösterir.

   Hastalar çoğu zaman,adeta koca bir soğan ya da topaç üzerinde oturuyormuş  gibi ağrı duyduklarını ve kasıklarına yayıldığını,özellikle boşaldıkları ve boşaldıktan sonra idrar yaparken çok acı,sancı duyduklarını ifade ederler.

    Bazen idrar damlaması,sızıntı ve penis başında kızarıklık da görülebilir.Prostatit,ergenlik çağından itibaren her yaşta ve her erkekte görülebildiği gibi (acut),uzun zaman tedaviye rağmen de iyileşmeyebilir(cronic) ya da iyileştiği halde tekrarlayabilir(nüx). 

   Prostatit,yalnız verdiği rahatsızlıkla sınırlı kalmaz.Sinsice ,küllenmiş bir kor yığını gibi için için yanar ve çevre organlara da geçerek genişler.Yumurtalara (testis)geçerek orşit ve epididimitlere,idrar torbasına(mesane) geçerek sistite ,üretrite ve hatta böbreklere kadar ulaşıp nefritlere (böbrek iltihabı),böbrek yetmezliğine,hatta tüm vücuda yayılarak(sepsis)yüksek ateşli hastalık şekline dönüşüp ölüme neden olabilir. 

   Prostat,erkeklerde üreme merkezi sayıldığından ,oranın bir bataklık haline gelmesi,spermlerin üreme,gelişme ve hareketlerini engelleyerek kısırlığa (sterilite) sebep olur.

   Tanı ve tedavi üroloji uzmanı tarafından salanır.En az 6 hafta gibi uzun zaman ve kombine (idrar ve meni kültürleri yapılarak) ilaç tedavisi uygulanır.Bazı yaşam önerileri yapılır.Şifa sağlanamazsa cerrahi yöntemler uygulanır.

ŞİMDİ SÜNNET ZAMANI

Sünnetin zamanı mı olur demeyin?Olur olmasına da kimse bunu tıbbi yönden sorgulamaz.Düşünülen şey okulların tatili ve akrabaların kolayca düğüne gelmeleridir çoğu kez.Aslında düşünülmesi gereken en önemli  nokta sünnetin hangi yaşta yapılıp yapılmayacağıdır.

SÜNNET NEDİR?

Doğuştan  penis başını saran derinin bir kısmının kesilerek  çıkarılmasıdır.Ülkemizde dini ve sosyal bir gelenek olup,çocuk için arkadaşları arasında bir ayrıcalık ve onur vesilesidir.Kendini erkekliğe ilk adım atmış olarak görür.

TARİHÇE

Sünnet tıp tarihinde bilinen en eski ameliyatlardan biri olup taş devrine kadar uzanır.Dinsel açıdan Musevi ve Müslümanlarda sünnet esastır.Hz.Muhammet (S.A.V) sünneti önemle tavsiye etmiş ve ’sünnet olmak islamın fıtratındandır’ demiştir.Dünya’nın bir çok yerinde (CİCUMCİSYON)sünnet klinikleri vardır.Sünnet,ilgili uzman hekimlerce  oralarda yapılır.

Sünnet Zamanı: Sünnet herzaman ,her çağda yapılabilir.(ancak 2-6 yaş arasında YAPTIRMAYIN!...)Çünkü bu yaşlar arası çocuğun ÖDİPAL dönemidir.(CİNSELLİĞİ TANIMA).Sünnet bu çağda ,çocuğun gelecekteki cinsel yaşamı ,kişiliği ve gelişmesi üzerinde ciddi travma etkisi yapabilir.EN DOĞRU YAŞ :0 - 1 ile  7 - 9 yaş arasıdır.

Sünnet Operasyonu : Sünnetten önce çocuk uzman doktor (ürolog) tarafından görülüp muayene edilmeli,bilgilendirilmeli ve güven ve empati sağlanmalıdır.Özellikle KESMEK kelimesi kullanılmamalıdır.

* Kesinlikle uzman hekim tarafından yapılmalıdır.

*Tıbbi ve steril koşullar  altında olmalıdır.

*Hastane ,klinik veya tıp/dal merkezlerinde uygulanmalıdır.

*Lazer ,koter,çan gibi yöntemlere başvurulmamalıdır.Bu tür işlemler Sağlık Bakanlığınca da 1987 - 1988 yıllarında yasaklanmıştır.Çok kötü komplikasyonlar görülmüş hatta tekrar sünnet gerektiren ,buna rağmen  geri dönüşü olmayan sakatlıklar tespit edilmiştir.Meslek hayatımda gangren ,iltihap,kısırlık,kanama ve hatta sarhoş bir  sünnetçinin dikkatsizce PENİS BAŞINI KESTİĞİNİ bile gördüm.Ayrıca  elektriksel  yöntemlerle aşırı sıcaktan zarar gören penis sinirlerinin duyarlılığını  kaybetmesi  ömürboyu  ereksiyon ( SERTLEŞME )problemlerine neden olmaktadır.

*En doğru yaklaşım CERRAHİ  (dikişli) YÖNTEM olup ileride’’erken boşalma  gibi’’sorunlar pek görülmez! Sünnet sonrası kanama olursa derhal hekime başvurulmalıdır..24 saat sonra pansuman ,günde  2 x 3 kez baticon damlatıp 5-6 gün sonra çocuk banyo yapabilir.İplikler ameliyat materyeli olup eriyerek kendiliğinden yıkandıkça düşer .

   Son söz olarak derim ki:DÜĞÜNDEN ÇOK SÜNNETE ÖNEM VERİNİZ...ÇÜNKÜ TAMİRİ DE, ÇARESİ DE ,MAALESEF YEDEĞİ DE YOK !..

 

                                                                                                                   Op.Dr.Zeki  TERİM

                                                                                                                    Üroloji Uzmanı

                                                                                                                 02 / 07 /2009 - İZMİR

 

                                                           YALNIZ ERKEKLERDE GÖRÜLEN BİR HASTALIK

(VARIKOSEL )

        Varikosel,erkelerde genital bölgelerdeki torbalar içinde bulunan,spermleri taşıyan kordon içinde yer alan damarların genişlemesidir.

       Normalde sağlıklı erkeklerin %10-15’inde varikosel bulunursa da bu durum zararsızdır.Ta ki... ilerleme gösteripte ağrılara neden olursa,veya çocuk sahibi olmayı engellerse o zaman müdahalegerekir(ameliyat).Nitekim çocuğu olmayan (İnfertil)erkeklerde varikosel oranı %21-41 arasında değişmektedir.

      Varikosel sağa göre(%2),sola daha sık (%90)görülür.Yine varikoselin iki tarafta birden görülme oranı,sağlıklı erkeklerde%0-2iken,çocuksuz erkeklerde bu oran %20’yi geçmektedir.

     Tüm bu çalışmalar ve sonuçlar,varikoselin çocuk sahibi olmakta ne kadar önemli yer tuttuğuna kanıt teşkil eder.

     Ayrıca varikosel nedeniyle testiküler damarlarda(plexus pampiniformis)meydana gelen(staz)tıkanma nedeniylekan dolaşımıyavaşlar ve testisler beslenemez.Bu nedenle ısı yükselir ve sperm yapma fonksiyonu bozulur.Bu da kısırlığa yol açar.Çünkü Normalde torbaların ısısı vücut sıcaklığından daha düşüktür.

    TANI : Üroloji uzmanı tarafından yapılacak özel muayene ( valsalva manevrası ) ve USG ( Ultrason ) ile konulur.

    TEDAVİ : Ameliyattır

    SONUÇ :Ameliyat ( varicocelectomy ) sonrası,sperm hareketleri (%70),sperm dansitesi (%51)ve sperm morfolojisi(%44)düzelir.Gebelik oranları ise %24-53 arasında değişmektedir(Temel Üroloji-Pfızer-1998 )


                                                                                                                                              Op.Dr. Zeki TERİM

                                                                                                                                                   Üroloji Uzmanı


 

 

                                                                                                        

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

© 2007 ÇANKAYA TIP    info@cankayatip.com     0232 425 31 31
Tasarım & Uygulama : Localveri Yazılım